2 Şeritli mi , 4 Şeritli mi? Adamın biri California'da bir kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, adam lambayı kumlarn içinden çıkarmış, ovalamış lambayı, harbi harbi cin çıkmış. Adam çok şaşırmış, cin başlamış konuşmaya ''Tamam, tamam.Beni lambadan kurtardin vs vs vs... Bu, bu ay içinde dördüncü çıkarılışım ve bu işten sıkılmaya başladım, bu yüzden 3 dilegi unut. Sadece 1 dilek hakkın var!'' Adam oturmus ve bir süre düşünmüş ve ''Her zaman Hawaii'ye gitmek istedim ama uçaktan korkarım ve deniz beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii'ye bir köprü yap, böylece arabayla oraya gidebileyim'' demiş. Cin gülmüş ve ''Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik'in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini, ne kadar çelik gerektiğini düşün! Hayır, başka bir dilek düşün'' demiş, Adam ''tamam'' demiş ve güzel bir dilek düşünmeye başlamış. En sonunda, ''Dört kere evlendim ve boşandım. Bütün karılarım her zaman duyarsız olduğumu ve onunla ilgilenmediğimi söylerdi. Bu yüzden, kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Nasıl hissettiklerini ve neden ağladıklarını, bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini, onları nasıl gerçekten mutlu edebileceğimi bilmek istiyorum...'' Cin: ''Köprü iki şeritli mi olsun dört şeritli mi?''
Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf oynayalım demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş, ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum deyince ,çok kolay, sopa, top ve delik lazım demişler. İngiliz: Bende sopa var. Fransız: Bende de top var. Temel: Ben oynameyrum
Temel ve arkadaşları dama çıkarlar ve birer birer aşağı atlarlar.Biri sağ kolunu açıp atlar,biri iki kolunu açıp atlar ,biri yatay atlar ve böyle böyle gider.Biraz sonra olaya müdahale için ekipler gelir ve sorarlar: -Ne yapıyorsunuz orada? Temel cevap verir: -Ha uşağum tetris oynayrus.
Bir gün kahvenin birinde Mustafa Abi diye dayı bir adam varmış.Kahvede televizyon seyrederlerken televizyonda Ecevit çıkınca Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Ecevit'in küçüklüğünü bilirim, kerata çok yaramazdı.."falan diye söylenmiş.Herkes kıkırdıyo tabi.Mustafa Abi bakmış herkes gülüyor hadi gidelim TBMM ye demiş ve gitmişler. Ecevit TBMM den çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş ve hemen sarılmış: -"Oooo Mustafa Abi'cim nasılsın Başbakanlık çok zor iş seni görmeye gelemiyorum, kem ,küm..." Herkes şaşkın kahveye dönmüşler.Aradan belli bir süre geçtikten sonra televizyona Demirel çıkmış ve Mustafa Abi gene başlamış: -"Ben bu Demirel'i küçüklüğünden tanırım beni çok sever sayar.."diye söyleniyormuş.Herkes demiş Ecevit'i belki tanır ama nerden tanıycak koskoca cumhurbaşkanını?Mustafa Abi demiş hadi o zaman Çankaya'ya gidiyoruz.Gitmişler.Demirel evinden çıkınca Mustafa Abi'yi görmüş.Hemen ellerine sarılmış öpmek için: -"Tam da seni görmek için geliyordum canım abim.." falan demiş.Herkes daha da şaşırmış.Kahveye geri dönmüşler.Aynı olaylar ve en sonunda TV de Bill Clinton! Mustafa Abi başlamış: -"Ben bu Bill i küçüklüğünden tanırım paçalı donlarla gezerdi.."demiş.Bu sefer ordakiler kocaman bi "OHA!" demişler ve Mustafa Abi bunları Beyaz Saray'a götürmüş.Güvenlik görevlisi sadece bir kişi girebilir demiş ve Mustafa Abi'yi içeri sokmuşler. Ama Mustafa Abi 5-6 saat çıkmamış.Tam o sırada Beyaz Saray'ın önünden Michael Jordan geçmekteymiş ve onu çağırıp demişler ki: -"Ya Maykıl Abi senin boyun uzun şu pencereden bir bak içerde kaç kişi var,kimler var bir say...." demişler ve Michael Jordan pencereden bakıp söylemiş: -"İçeride 6 kişi var, biri Mustafa Abi,diğerlerini tanımıyorum..."