17-12-2007, 10:15:13 AM
YAŞ GRUPLARINA GÖRE HAZIRLANMIŞ KISA AMA YARARLI BİR DÖKÜMAN.
--------------------------------------------------------------------------------
Çocukta Ses ve Müzik Gelişimi Müzik, insan yaşamının her evresinde yer
Müzik, insan yaşamının her evresinde yer alan, onsuz olunamayan bir olgudur. Bireyin doğum öncesi oluşma evresinde dolaylı olarak kurulmaya başlayan insan-müzik ilişkisi, doğumdan sonra “doğrudan ilişki” biçimine dönüşür ve gittikçe çeşitlenip zenginleşerek, güçlenip gelişerek insanın yaşamı boyunca sürer gider.
Bebeğin, daha ana karnında iken annenin kalp atışlarından etkilendiği, doğumdan sonra bu bildik sesi ve ritmi yeniden bulmanın kendisi üzerinde rahatlatıcı bir etki yaptığı bilinmektedir. Yapılan deneylerde, ses bandına alınmış kalp atışlarının dinletildiği odada yatan yeni doğmuş bebeklerin, hiç ses verilmeyen odadaki bebeklerden daha erken uykuya daldıkları gözlenmiştir. Bu durum, insan yavrusunun müziğe, daha doğrusu bazı müziksel ögelere karşı, daha doğmadan önce belirli bir duyarlılık kazanmaya başladığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Ses, çocuğun doğduğu çevredeki doğal, toplumsal ve kültürel ögeler arasında çok önemli bir yer tutar. Çocuğun çevresi, bir bakıma seslerden örülü bir ağ gibidir. Çocuk, kaynak, tür ve işlevler bakımından zengin bir çeşitlilik gösteren bu sesleri algılar; çözümler; yorumlar; işler; değişik anlatım ve iletişim biçimlerine dönüştürür. Bu anlatım ve iletişim biçimlerinden biri müziktir. Çocuğu kuşatan ses evreni içinde müzik, diğer ses oluşumlarından farklı özellikler taşır.
En yalın tekerlemeden en karmaşık şarkıya, en yalın ezgiden en karmaşık çalgı parçasına, en yalın oyun ezgisinden en karmaşık dans müziğine kadar her müzik, başlı başına bir yapıdır. Müzik, ilk oluşumu bakımından çocuğa özgüdür. Nerede çocuk varsa, orada müzik vardır. Çocuk müzikle yaşar, gelişir, değişir ve çocuk müziksiz düşünülemez. Her çocuk, kendisini müziksel bir olgu içinde bulur. Bu nedenle çocuk, müziksel bir varlıktır.
2- 6 Yaş Çocuğunun Müzik Gelişimi
Çocuklar 2 yaşında kayda değer düzeyde motor beceriler kazanırlar. Denge sağlayabilmek için kollarını rahatlıkla kullanabilir ve hoşlandığı müziklere tepki verebilirler. Yetişkinlerle oynarken onların oluşturduğu ritm ve tempoları taklit ederler. Tanınmış hikâyeleri, şiirleri ve şarkıları tekrar tekrar dinlerler. Daha sonra sözlerin yanı sıra müziğe de ilgi gösterirler. 2 yaşındaki çocuklar, müzikle eş zamanlı hareket edebilirler. Bu çocuklar, müzik eşliğinde kollarını sallayarak, el çırparak ve sıçrayarak oynamaktan, zevk alır ve duydukları müziklere başlarını oynatarak veya dans ederek cevap verirler. Vücut hareketleri oldukça coşkuludur. Bu dönemde çocuğun, çevresindeki müzikal olan veya müzikal olmayan sesleri ayırt edebilme becerisi gelişmiştir.
3 yaş çocuğu halen aktiftir ve motor kontrolleri oldukça artmıştır. Dans figürleri zenginleşmiştir. Bu dönemde çocuğun kelime hazinesi ve dil becerileri geliştiğinden, içinde aynı kelimelerin sık tekrar edildiği şarkılardan oluşan repertuarı zenginleşir. Grup ile birlikte şarkı söylemeyi sevdikleri gibi tek başlarına şarkı söylemede de başarılı olabilirler. Öğrenilen bir şarkının sözlerine kendi uydurduğu bir melodiyi uyarlamak veya kendi uydurduğu sözleri öğrenilen bir şarkının melodisine uyarlamak bu dönemde görülen bir özelliktir. Bunun sebebi, çocuğun öğrendiği kelimeleri müzik aracılığı ile kullanmak istemesidir. Bu dönemde çocuk, şarkılar yoluyla, birçok kelime öğrenir.
4 yaş çocuğu, 3 yaşa oranla daha gelişmiş becerilere sahiptir. Nesneleri ayırt edebilir ve onlar hakkında eleştiriler yapabilir. Bu sayede seslerin kaynağını, şiddetini, tonunu ve süresini sınıflayıp eşleştirebilir. 4 yaş çocuğu çeşitli ses, ton ve ritmik yapıları tekrar etmekle kalmaz; bir hikâye veya şarkıyı da hislerini ve fikirlerini ifade etmek üzere kullanabilir. Basit çalgılarla basit melodiler üretebilir. Sesleri sınıflama ve sıralama konusunda oldukça başarılıdır. Sesleri, bir hikâyeyi veya bir şarkıyı söylemek üzere organize edebilir. Bu dönemde çocukların edindikleri önemli becerilerden biri de bir şarkıya eşlik ederken kendi sesini o şarkının tonuna uydurmaya çalışmasıdır. Basit şarkıları söylerken, başkalarının da kendilerine eşlik etmelerine izin verirler. Müziğin ana ritmine uygun bir şekilde hareket edebilirler. Müzik aletlerini elleriyle vurarak, sallayarak, telleri titreterek kullanma becerisi artmıştır.
5 yaş çocuğu; şarkıları doğru ezberler, kendi melodilerini uydurabilir ve basit çalgıları çalabilir. 5 yaş çocuğu gerçek anlamda müzik yapabilir; yeni şarkılarda karşılaşılan değişik sesleri daha iyi ve çabuk fark edebilir; basit ritimleri doğru olarak vurabilir. Müzik etkinlikleri doğru yapıldığı takdirde, çocuklar bu dönemde ses ve müzik fikirleri üretme, organize etme, hatırlama ve bunları tekrar organize etme becerisini kazanırlar.
6 yaş grubu çocukları, özellikle kendi tercih ettikleri şarkıları söylemeyi sever ve bu yolla duygusal ve fiziksel enerjilerini boşaltırlar. Çok kuvvetli ritim duygusuna sahiptirler. Ritim kalıplarını ve tempo kavramını anlayarak uygulayabilirler. Basit vurmalı çalgıları çalabilir, basit ezgiler üretebilir ve bunları hareketlerle eşleştirebilirler.
--------------------------------------------------------------------------------
Çocukta Ses ve Müzik Gelişimi Müzik, insan yaşamının her evresinde yer
Müzik, insan yaşamının her evresinde yer alan, onsuz olunamayan bir olgudur. Bireyin doğum öncesi oluşma evresinde dolaylı olarak kurulmaya başlayan insan-müzik ilişkisi, doğumdan sonra “doğrudan ilişki” biçimine dönüşür ve gittikçe çeşitlenip zenginleşerek, güçlenip gelişerek insanın yaşamı boyunca sürer gider.
Bebeğin, daha ana karnında iken annenin kalp atışlarından etkilendiği, doğumdan sonra bu bildik sesi ve ritmi yeniden bulmanın kendisi üzerinde rahatlatıcı bir etki yaptığı bilinmektedir. Yapılan deneylerde, ses bandına alınmış kalp atışlarının dinletildiği odada yatan yeni doğmuş bebeklerin, hiç ses verilmeyen odadaki bebeklerden daha erken uykuya daldıkları gözlenmiştir. Bu durum, insan yavrusunun müziğe, daha doğrusu bazı müziksel ögelere karşı, daha doğmadan önce belirli bir duyarlılık kazanmaya başladığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Ses, çocuğun doğduğu çevredeki doğal, toplumsal ve kültürel ögeler arasında çok önemli bir yer tutar. Çocuğun çevresi, bir bakıma seslerden örülü bir ağ gibidir. Çocuk, kaynak, tür ve işlevler bakımından zengin bir çeşitlilik gösteren bu sesleri algılar; çözümler; yorumlar; işler; değişik anlatım ve iletişim biçimlerine dönüştürür. Bu anlatım ve iletişim biçimlerinden biri müziktir. Çocuğu kuşatan ses evreni içinde müzik, diğer ses oluşumlarından farklı özellikler taşır.
En yalın tekerlemeden en karmaşık şarkıya, en yalın ezgiden en karmaşık çalgı parçasına, en yalın oyun ezgisinden en karmaşık dans müziğine kadar her müzik, başlı başına bir yapıdır. Müzik, ilk oluşumu bakımından çocuğa özgüdür. Nerede çocuk varsa, orada müzik vardır. Çocuk müzikle yaşar, gelişir, değişir ve çocuk müziksiz düşünülemez. Her çocuk, kendisini müziksel bir olgu içinde bulur. Bu nedenle çocuk, müziksel bir varlıktır.
2- 6 Yaş Çocuğunun Müzik Gelişimi
Çocuklar 2 yaşında kayda değer düzeyde motor beceriler kazanırlar. Denge sağlayabilmek için kollarını rahatlıkla kullanabilir ve hoşlandığı müziklere tepki verebilirler. Yetişkinlerle oynarken onların oluşturduğu ritm ve tempoları taklit ederler. Tanınmış hikâyeleri, şiirleri ve şarkıları tekrar tekrar dinlerler. Daha sonra sözlerin yanı sıra müziğe de ilgi gösterirler. 2 yaşındaki çocuklar, müzikle eş zamanlı hareket edebilirler. Bu çocuklar, müzik eşliğinde kollarını sallayarak, el çırparak ve sıçrayarak oynamaktan, zevk alır ve duydukları müziklere başlarını oynatarak veya dans ederek cevap verirler. Vücut hareketleri oldukça coşkuludur. Bu dönemde çocuğun, çevresindeki müzikal olan veya müzikal olmayan sesleri ayırt edebilme becerisi gelişmiştir.
3 yaş çocuğu halen aktiftir ve motor kontrolleri oldukça artmıştır. Dans figürleri zenginleşmiştir. Bu dönemde çocuğun kelime hazinesi ve dil becerileri geliştiğinden, içinde aynı kelimelerin sık tekrar edildiği şarkılardan oluşan repertuarı zenginleşir. Grup ile birlikte şarkı söylemeyi sevdikleri gibi tek başlarına şarkı söylemede de başarılı olabilirler. Öğrenilen bir şarkının sözlerine kendi uydurduğu bir melodiyi uyarlamak veya kendi uydurduğu sözleri öğrenilen bir şarkının melodisine uyarlamak bu dönemde görülen bir özelliktir. Bunun sebebi, çocuğun öğrendiği kelimeleri müzik aracılığı ile kullanmak istemesidir. Bu dönemde çocuk, şarkılar yoluyla, birçok kelime öğrenir.
4 yaş çocuğu, 3 yaşa oranla daha gelişmiş becerilere sahiptir. Nesneleri ayırt edebilir ve onlar hakkında eleştiriler yapabilir. Bu sayede seslerin kaynağını, şiddetini, tonunu ve süresini sınıflayıp eşleştirebilir. 4 yaş çocuğu çeşitli ses, ton ve ritmik yapıları tekrar etmekle kalmaz; bir hikâye veya şarkıyı da hislerini ve fikirlerini ifade etmek üzere kullanabilir. Basit çalgılarla basit melodiler üretebilir. Sesleri sınıflama ve sıralama konusunda oldukça başarılıdır. Sesleri, bir hikâyeyi veya bir şarkıyı söylemek üzere organize edebilir. Bu dönemde çocukların edindikleri önemli becerilerden biri de bir şarkıya eşlik ederken kendi sesini o şarkının tonuna uydurmaya çalışmasıdır. Basit şarkıları söylerken, başkalarının da kendilerine eşlik etmelerine izin verirler. Müziğin ana ritmine uygun bir şekilde hareket edebilirler. Müzik aletlerini elleriyle vurarak, sallayarak, telleri titreterek kullanma becerisi artmıştır.
5 yaş çocuğu; şarkıları doğru ezberler, kendi melodilerini uydurabilir ve basit çalgıları çalabilir. 5 yaş çocuğu gerçek anlamda müzik yapabilir; yeni şarkılarda karşılaşılan değişik sesleri daha iyi ve çabuk fark edebilir; basit ritimleri doğru olarak vurabilir. Müzik etkinlikleri doğru yapıldığı takdirde, çocuklar bu dönemde ses ve müzik fikirleri üretme, organize etme, hatırlama ve bunları tekrar organize etme becerisini kazanırlar.
6 yaş grubu çocukları, özellikle kendi tercih ettikleri şarkıları söylemeyi sever ve bu yolla duygusal ve fiziksel enerjilerini boşaltırlar. Çok kuvvetli ritim duygusuna sahiptirler. Ritim kalıplarını ve tempo kavramını anlayarak uygulayabilirler. Basit vurmalı çalgıları çalabilir, basit ezgiler üretebilir ve bunları hareketlerle eşleştirebilirler.