Mümin SARIKAYA

Tam Görünüm: Şelpe Tekniği ile Halk Müziğinde Düzenleme 2!
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Şelpe Tekniğinin Kökeni

Öncelikle 2. Konuda verdiğim her bilgi Sayın Erol Parlak Hocamızın on yıllık Anadoluda Kırgızistan ve Kazakistandaki araştırmaları sonucu elde edilmiştir. Ben sadece o bilgileri kendi cümlelerim ile ifade etmeye çalışacağım. Daha geniş bilgi edinmek istiyenler kendisinin bu konuyla ilgili Türkiyede El ile Bağlama Çalma Geleneği adlı yapıtını elde edebilirler...

Evet şelpe Orta Asyadan Anadoluya göç yolları boyunca aktarılan ve yolda bazı değişikliklere uygulanmış bir teknik... Daha önce de ifade ettiğim gibi şelpe tekniği 3 alt tekniğe ayrılabilir

1 - Pençe Tekniği (Şelpe)

Pençe tekniği bütün tellere birden vurmayı temsil ediyor. Pençe tekniği sözünün çıkışı konusunda bazı düşünceler mevcut. Pençe farsça penç = 5 den geliyor ve hayvanların uzuvlarını temsil ediyor. Eski şaman törenlerinde insanların kuş kıyafetine girdikleri biliniyor. Bu açıdan sazı bu şekilde çalmaya pençe ya da (şelpe=tokatlama) denir. Çeşitli yerlerde Çertme, Şertme şeklinde de kullanılır.
Pençe Tekniğinin içerdiği çoğu vuruş Orta Asya ve Anadolu Kökenlidir. Son yıllarda kişisel buluşlar mevcuttur. Gitardan da bir iki hareket aktarılmıştır. Anadoluda diğer toplumlara göre daha kapalı bir yapıya sahip olan Anadolu Alevileri özellikle Pençeyi günümüze kadar kullanmış ve unutulmamasını sağlamıştır.

[Resim: baglama_clip_image001_0007.jpg]

Nesimi Çimen

Nesimi Çimen iki telli sazı ile sadece pençe tekniğini kullanarak eserler vermiştir. Urfa Kısaslı Aşık Dertli Divani de Cemlerde eskiden beri pençe tekniği kullanıldığını ifade etmiştir. Aşık Veysel gibi pek çok aşıkda sonradan mızraba geçmiştir. Bunda TRT nin büyük etkisi olmuştur. Aşık Veyselin saz çalım tarzından şelpeden mızraba geçtiği bellidir. Elinde mızrapla çalmaktadır ama el şekli ve sazı çaldığı yer pençe güdümünden kurtulamamış bir sağ el prototipi çizmektedir...

[Resim: baglama_clip_image001_0002.jpg]

Aşık Veysel

Pek çok yörede Cem törenlerinde pençe tekniği kullanılır. Batıda da Alevi Tahtacılar ve Sünni Türkmenler bu tekniği kullanmaktadır. Burada en öne çıkan isim Ramazan Güngördür ve o adeta kendi yöresindeki tüm eserleri kendi tekniğine aktarmıştır. Ramazan Güngör Üç telli bağlama çalmaktadır. Bu saz curaya yakın boyutlardadır ve yörüklerin sık sık yer değiştirmelerinden dolayı ufak boyutta olduğu düşünülmektedir. Bu sazın ilginç bir yönü de tanpere bile olmamasıdır. Yani üzerindeki notalarda koma yoktur ayrıca soldiyez sesi de mevcut değildir. Bu açıdan Özbekisdtan da kullanılan Dutar ve Kazak Dombrasında da perde yapısında sol diyez olmaması bu küçük üçtelli bağlamanın göç yolları boyunca ne denli korunduğunun göstergesidir. Demkki ek ve koma perdeler Anadoluda özellikle Arap ve Fars müziği etkisi ile eklenmiştir.

Pençe Tekniği ile ilgili ses örneği. Kalan Müzik'in kendi sitesinde yayınladığı Ramazan Güngör adlı albümünden ufak örnekleri yazayım


Ağır Zeybek
http://audio.data.kalan.com/Samples/MP3/Samp1099.mp3

Kocaoğlan Zeybeği http://audio.data.kalan.com/Samples/MP3/Samp1100.mp3

2 - Telçekme Tekniği

Bu teknikte yalnız Teke bölgesinde kullanılmaktadır. Yani Tel çekme tekneğinin Orta Asya kökenli olduğunu söylemek için bir kanıt yok. Özellikle Ramazan Güngör de can bulur. Ramazan Güngör bu tekniği kullanarak çiftetelliler boğaz havaları ve zeybekler çalar. Teknik ifade olarak mızrap yerine sağ elin parmak ya da parmaklarını yerleştirmektedir. Telin farklı noktalarından farklı sertlikte sesler elde edilmektedir. Klavyeye yakın yerden çalındıkça sesler yumuşar Orta eşike yakınlaştıkça sesler sertleşir. Son yıllarda eşiğin üstüne elle hafif kapatarak kapalı (mute) bir ton elde edilmiştir. Bu da temelde gitarda daha önceden kullanılmakta olan bir teknikti (Mute tekniği)

Tel Çekme tekniği ile ilgili Ramazan Güngöre ait ses örnekleri...

Zurna Çiftetellisi
http://audio.data.kalan.com/Samples/MP3/Samp1101.mp3


3 - Parmak Vurma Tekniği

Bu teknikte tamamen sadece dünya üzerinde geleneksel olarak Teke yöresinde (Burdur, Isparta,Antalya, Konyanın bir kısmı) kullanılır. Bu teknik klavyenin (sapın) üzerinda parmak vurarak ve parmağı kadırırken tel çekerek yapılmaktadır. Her iki elinde nota üretebilmesinden dolayı hıza ve armoniye uygun bir tekniktir. Teke yöresinde bu teknikle Boğaz Havaları çalınır. Boğaz Havaları o yörede yaylaya çıkan genelde çoban kızların okuduğu havalardır. Adeta doğa seslerinin ağaçkakan sesi vbg seslerin taklitlerinden oluşmaktadır. Boğaz havalarında el boğazda tutularak ses de ani kırılmalar 4 lü ve 5li atlamalar yapılmaktadır. İşte neredeyse yörenin tüm sazları bu havaları kendi enstrumanlarına aktarmışlardır. Bağlamaya ise en uygun parmak vurma tekniği ile aktarılmıştır.

[Resim: baglama_clip_image001_0005.jpg]

Ramazan Güngör

Boğaz havası çalınırken Parmak vurma tekniğinde sadece la perdesine parmak vurulur. 2. nesil şehirde yetişmiş sanatçılar bu tekniği oradan alığ sazın tüm perdelerine uyarlamışlardır. Otantik hali ile tanıtanlar : Hamit Çine, Talip Özkan, Özay Gönlüm. Geliştirip aktaran sanatçılar : Hasret Gültekin , Arif Sağ, Erol Parlak, Erdal Erzincan. Günümüzde elektro gitaristler Parmak vurma tekniğini alıp ileri bir boyuta götürdüler. Ancak bağlamada parmak vurma ve telçekmeyi içeren teknik elektro ve bas gitarda genelde sadece parmak vurma olarak kaldı (Hammer On). Bu tekniğin rock terminolojisindeki karşılığı "tapping"dir.

[Resim: baglama_clip_image001_0009.jpg]

Halil İbrahim Ünal (Dirmil)

[Resim: baglama_clip_image002_0003.jpg]

Ömer Kanyılmaz (Dirmil)

Parmak Vurma tekniğine ait Ramazan Güngörden ses örnekleri

Çömlek Kırdıran Boğazı
http://audio.data.kalan.com/Samples/MP3/Samp1121.mp3

Son olarak bu konuda verilen bilgileri Erol Parlak'ın kendi sözleri ile bitirmek istiyorum...

"Evrenselleşme yolunda hızla ilerleyen bağlamada, ulusal ortak zevkin ve tercihlerin oluşmasında önemli adımlar atılmaktadır. Ancak bu gelişmenin tek düzeleşme ve bağlamanın yalnızca belli bir yönünü içine alarak oluşma tehlikesi belirmiştir. Gerçek entellektüellerin toplumu bu anlamda ileriye taşıyamaması ve serbest piyasa üretimlerinde pazar kaygısı güdülmesi bunun temel etkenlerindendir. Unutulmamalıdır ki; Anadolu kültürü ve bağlı olarak müziği bir bütündür ve bu bütünün ilerici nitelikli olan her değeri özenle korunmalı, geliştirilmeli ve geleceğe aktarılmalıdır."

alıntıdır...
Referans Adresler