Untitled-1


Özel Arama
Konu Gönder 
 
Derecelendir
  • 10 Oylar - 2.9 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bağlama Nedir
Yazar Mesaj
muminsarikaya Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 192
Katılma Tarihi: Jan 2010
Rep Puanı: 0
Mesaj: #1
Bağlama Nedir
Bağlama Nedir
Bağlamanın atası kopuzdur. Kopuz zamanla biçim değiştirmiş, bağlama dediğimiz çalgı ortaya çıkmıştır. Anadolu'da daha da geliştirilen bağlama tekne ve sap olarak adlandırılan iki ana parçadan oluşur. Tekne, yarım armut biçiminde yapılır ve üstüne çok ince bir tahtadan göğüs geçirilir. Teknenin gittikçe incelen uç bölümü de sapa bağlanır. Tekne ile göğsün birleştiği alt bölüme, küçük bir yükselti eklenir. Alt eşik adı verilen bu yükseltiye bağlanan teller göğüs üzerinde, orta eşik adı verilen ve istendiği zaman yerinden oynatılabilen bir yükseltinin üzerinden geçer. Perdelerin bağlandığı sapın ucundaki burguluk üzerine açılan deliklere takılan burgulara da tellerin öteki ucu bağlanır. Burgularla teller gerilerek ya da gevşetilerek çalgı akort edilir. Sapın burgulukla birleştiği yerde bulunan sabit üst eşik, tellerin burgulara düzenli bir biçimde dağılmasını sağlar, bulunur. Bağlamalarda genellikle üç çift tel bulunur. Üçer üçer kümelenmiş dokuz telden oluşan bağlamalar da vardır. Bağlama kiraz ağacı kabuğundan ya da plastikten yapılan küçük bir mızrapla (ya da tezene) çalınır. Bağlama ailesinde bağlamaya çok benzeyen iki çalgı daha vardır. Bunlardan divan sazı bağlamadan büyük, cura ise küçüktür.
Bağlama ailesinden meydan sazı, divan sazından daha büyüktür. Tellerinin çokluğu yüzünden "on iki telli" olarak da bilinir. Çöğür, tarihsel olarak kopuzla bağlama arasında bir geçiş sazıdır. Günümüzde kullanılmayan bir çalgıdır. Eski bir çalgı olan iki telli, bağlamadan biraz küçüktür ve Anadolu ile Balkanlar'da da kullanılmıştır. İki teli olduğu için bu adla anılmıştır. Tanbura ise bağlamadan biraz küçük altı telli bir çalgıdır. Bozuk da bu ailenin üyelerindendir. Boy, tel sayısı ve perde düzeni bakımından bağlamaya çok benzer. Yunanistan'da buzuki adıyla tanınmış ve benimsenmiştir. Daha çok Toros Yörüklerinin kullandığı bulgari de cura büyüklüğünde bir çalgıdır. Bulgari dört tellidir, ama iki telli olanları da vardır.

BAĞLAMA VE AİLESİ
Bağlama ve Ailesi sazlarını tanıyabilmemiz için önce bu sazların atası olarak bilinen KOPUZ' u tanımamız gerekir. Kopuz' u tanımamız için ise ilk insanlardan başlamamız gerekmektedir. Müziğin ilk insanlarda nasıl başladığını incelediğimizde her ne kadar efsaneye dayanan tarafları varsa da gerçek olduğuna inandığımız yanları da bulunmaktadır. Esen rüzgârların sazlıklardaki kırık kamışlara çarparak çıkarmış oldukları ıslık seslerini, onların da taklit ettikleri, üzüntülü ve sevinçli günlerinde çıkarmış oldukları seslerin ilk müzik duygularını verdikleri tahmin edilmektedir.Zamanla düşüncelerini geliştirerek, kamışın veya kirişin çıkarmış oldukları sesler, onların ilgisini çekmeye başlamış, avlanmak üzere kullandıkları ok ve yayların bir müzik aleti gibi de kullanmış oldukları bilinmektedir.
Avlanma yayına oku sürerek bir takım sesler çıkarmışlar ve adına "OKLUĞ" demişler. Bilahare okluğ' un ucuna su kabağı ilave ederek IKLIĞ' a dönüştürmüşler ve at kılından (kuyruk kılı) yapılan yaylar ile de çalmaya çalışmışlardır. Avlanma yayı üzerindeki kiriş tellerin sayısını artırarak Arp, Çeng, Lir gibi sazların doğmasını sağlamışlardır. Su kabağının üst kısmına ince deriler gerdirip, sap ilave etmişler ve kiriş telleri ile üzerinden geçirmek suretiyle sesin daha net çıkmasını sağlamışlar. Yay ile çalınanlarına "IKLIĞ"parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınanlarına da "KOPUZ" adı vermiş oldukları tarihi belgelerden anlaşılmaktadır. Iklığ yaylı sazların, kopuz ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir. Kopuz sonraları gövdesi su kabağı yerine, armudumsi şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış, üzerine yine deri gerilmiş, kiriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış, daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu) kiriş tellerin yerini ise, ****l teller almıştır. 17. yüzyıl sonlarına doğru Kopuz adı yavaş, yavaş unutulmuş ve yerine "BAĞLAMA" deyimi kullanılmaya başlanmıştır. Bağlama, Türk halkı arasında oldukça tutulmuş, günden güne gelişmiş, genişlemiş geniş, bir aile oluşturmuş. Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'ya ve bütün dünyaya yayılmış, herkesin beğenisini kazanmış, pek çok insanın elinden bırakamadığı bir saz haline gelmiştir. Bağlamanın ilk olarak Orta Asya Türklerinden kaynaklandığı bilinen bir gerçektir. O zamanlar Kopuz olarak bilinirdi, bugün ise Bağlama olarak bilinmektedir.
Bağlama adının, nereden geldiği ve nasıl hafızalara yerleştiği araştırıldığında kesin olarak bilinmemekle beraber, birçok fikirlerin ileriye sürüldüğü görülür ve bunlar arasında da akla en yakın olan ise, sapına bağlanan perdelerden Bağlama denmiş olabileceği düşüncesi ağırlık kazanmaktadır. Kopuzun önceleri sapında perde olmayışı da, bu düşüncelerin isabet oranını artırmaktadır.
Gerek Kopuz olarak bilindiği devirlerde, gerekse Bağlama olarak çalındığı dönemlerde, kutsal bir alet gibi sevgi ve saygı görmüştür. Öpüp başa konulmuş, ondan sonra çalınmış evlerin en güzel köşelerine asılmış, çalanlara da büyük saygı duyulmuştur. Ozanını inletmiş, aşığını söyletmiş, dertlisini ağlatmış, efesini oynatmış ve bu sazın adına Kopuz denmiş. Bağlama denmiş. Bu güzel sazımız olmasa idi, Yunus Emre'yi, Emrah'ı, Kerem 'i. Pir Sultan' ı, Dadaloğlu' nu, Veysel'i kim söyletecek? Karacaoğlan'ı kim coşturacak? Köroğlu'nu kim kükretecekti? Bu güçlü sazımızın verdiklerini ve vereceklerini saymakla bitiremeyiz. Ne yazık ki onun değerini yine de gereği gibi bilememişiz, halende bilememekteyiz. Sazımız dünyadaki binlerce saz arasında ilk üçe girebilen bir yapıya sahiptir. Tek başına çalınıp, zevkle dinlenebilen üç sazdan biridir. Piyano, Gitar, Bağlama, Onunla çalınamayacak hiçbir müzik türü yoktur. Perdelerinin hareketli oluşu, her sistemdeki müziği çalma imkanı sağlamaktadır. 2,5 oktavlık ses sahası, ses tablosu (göğüs' ü) üzerine de ya-pıştırılacak perdeler ile 3 oktava kadar da genişletilmekte, çok çeşitli Mızrap (Tezene) alına (çırpma, tarama, düz silkme, kazıma, fırıldak, vurma, çekme, okşama ve parmakla) şekilleri, sazımızın ne kadar esnek ve zengin icra tarzı olduğunu göstermektedir. Ayrıca tespit edilmiş 19 ayrı düzenle de akort edilmekte ve geniş bir aile oluşturulması ile de 6 oktava yakın ses sahasına yükselmekte, istenildiğinde binlerce saz aynı anda aynı mızrabı vurma tekniğine de sahip olmaktadır. Sazımızdaki yüksek ajilite, ses rahatlığı, denge ve icra kolaylığı hiçbir sazda yoktur.Ülkemizin ulusal ve folklorumuzun temel sazı olan "BAĞLAMA", büyüklü küçüklü, çok değişik ebatlarda yapılması nedeniyle oldukça geniş bir aile teşkil etmektedir. Bağlama Ailesi başlıca şu sazlardan oluşmaktadır. Meydan sazı Divan sazı . Çöğür, Bağlama, Bozuk. Aşık sazı, Karadüzen Tanbura, Cura Bağlama, Bulgari, Irızva. Bağlama curası, Tanbura curası vs. Bağlama Türk Halkının en soylu ve yaygın sazlarından biridir. Âşık sazı olarak tek başına çalınıp söyleme geleneği sürdürmüş, sonraları Türk Halk Müziğine çeşitli ağızlama eş ve ortak saz olarak girmiş, gittikçe gelişerek takımlar halinde toplu icra geleneği sürdürmüş ve halen sürdürmektedir. Bağlama genellikle insana benzetilmiş, sap ucuna "Baş", burgularına Kulak. Yüz kısmına (ses tablosuna) Göğüs , ses kutusuna ise Gövde denilmiştir.Bağlama' nın gövde kısmı armudumsi biçimde ağaçlardan oyularak yapıldığı gibi dilimler halinde de yapılmaktadır. Tekne kısmında her cins ağaç kullanılır. Ses tablosuna (Göğsüne) ise beyaz çam denilen Ladin veya Köknar ağaçlan kullanılır. Uzunca bir sapı vardır, sap üzerine kirişten veya misinadan 13 ile 30 arasında perde bağlanır Bu perdeler Türk Halk Müziğinde kullanılan seslerin çıkarılmasını sağlar. Ayrıca perdelerin ileri geri kaydırılma imkanına sahip olması ise Bağlama ile her tür müziğin çalınabilmesini sağlamaktadır.
Bağlamanın telleri önceleri kirişten idi. (Bağırsak tel) Bugün ise çelikten prinçten ve çelik üzerine bakır sarılarak yapılmaktadır. Telleri üç grup halinde ikişerli veya üçerli olarak takılır. Tezene denilen kiraz ağacı kabuğundan yapılmış mızrapla kucakta tellere vurularak çalınır. Telleri, Bağlama düzeni. Bozuk düzen, Karadüzen gibi 19 ayrı düzenle akortlanarak çalınmaktadır
Bağlamanın 2,5 oktav ses sahası vardır. Ses tablosu üzerine yapıştırılacak ilave perdeler ile ses sahası 3 oktava kadar çıkarılabilir. Bağlama Yurdumuzun her yerinde çeşitli ebatlarda yapılmakta ve değişik adlar almaktadır. Genelde hepsine birden bağlama denildiği gibi adını almış olduğu aile içerisinde de ebatına ve akorduna göre de Bağlama olarak belirlenmiş olanı da bulunmaktadır. Bu ailenin temel sazıdır. Halk arasında saz denildiğinde ilk akla gelen bağlama grubuna giren sazlar olmaktadır. Bağlama oldukça geniş bir aile oluşturur.

Bağlama Ailesini büyükten küçüğe doğru şu şekilde sıralayabiliriz

MEYDAN SAZI
Bağlama ailesinin en büyük sazıdır. Sapında 30 - 32 perdesi vardır. En ince teli 35 - 40 numaradır. Daha ziyade kalın Bam tellerine (sargılı tellere) ağırlık verilmekledir. Davudi bir sesi vardır, gayet sade bir şekilde çalınır. Bağlama Ailesinin bas sesli sazı da denilir. Fiziksel yapısı oldukça büyük olması nedeniyle, icrası da oldukça zor olmaktadır. Bu nedenle icracılar Meydan Sazı'nı çalmaktan kaçınmaktadırlar. Onun yerine biraz daha küçüğü olan Divan Sazını çalmayı tercih ederler. Fakat Divan Sazı'nın da Meydan Sazının yerini tutması mümkün olamayacağından Meydan Sazının Davudi sesi devamlı şekilde topluluk içerisinde aranır.

MEYDAN ,DİVAN SAZI
Meydan Sazından biraz daha küçüktür. Üçerden dokuz teli vardır. Bazı icracılar alta 3. Ortaya ve Üste ikişerli olmak üzere 7 tel de takmaktadırlar. Divan Sazı da Halk Musikimizin güçlü sazlarındandır. Meydan sazından dört ses tiz akort edilir. Meydan sazının alt teli "La" sesine Divan Sazının alt teli ise "Re" sesine akort edilir. Bağlama ailesi sazlarında, genel olarak alt tellerin akortları değişmez. Değişen orta ve üst tellerin akortlarıdır. Her sazın tonuna göre alt telin akordu genel olarak sabit bırakılır, devamlı olarak değişen orta ve üst tellerdir.

ÇÖĞÜR
Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu: Alt iki tel La orta tellerin birisi La diğeri Re, Üst teller Sol sesine akort edilir.Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır, bugün daha ziyade Curası çalınmakladır. Yeni yetişen gençlerimiz, cura bağlamadan az farklı bu saza Çöğür diyerek, aslını curası ile karıştırmaktadırlar. Cura; adı geçen sazın bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.

BAĞLAMA
Adını alan ailenin temel sazıdır. 17-24 perdesi vardır. Meydan sazından bir oktav. Divan sazından ise beş ses tizdir. Üçerli gruplar halinde 6 ile 9 tel takılır. Alt telleri L3 sesine akort edilir. Orta ve Üst teller de devamlı akort değişikliği yapılır. Her düzende değişen orta ve üst tellerin akortlarıdır.Bağlama düzeni alt (La) Orta (Re) Üst (Mi) ayrıca 19 ayrı düzende de çalınır.

BOZUK
Bağlama' nın ikinci bir adına da Bozuk denir. 15-18 perdesi vardır. Üçerli gruplar hailde 9 tel takılır. Ortaya iki san ve bir ince çelik tel. üste ve Alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik takılır. San teller çelik tellere göre bir oktav daha pes akort edilir.
Tatlı bir sesi vardır, genellikle Güney ve Ege yörelerimizde Bozuk olarak bilinir ve çalımı. Bozuk düzeni oldukça yaygındır. Akortları ise Alt (La) Orta (Re) Üst (Sol) seslerine düzenlenir. Bu sazımıza genel yerlerde ve meydanda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmiştir. 12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli saz da denilmektedir. Meydan sazlarının bazıları kısa saplıdır, bu da icralarımızın bir kısmının sazın sapına kollanılın yetişmemesinden dolayı, saplan özel olarak kısaltılmış olmasından ileri gelmektedir.Yunanlılar Bozuk sazımızı almış adının sonuna bir "i" harfi ekleyip "Bozuki" diyerek kendilerine mal etmişler ve Dünya müzik tarihini de yanıltmaya çalışmışlardır. Gerçekler ortadadır. ÂŞIK SAZI
Aşıkların (Halk Ozanlarının) çalmış oldukları Bağlamaya Âşık Sazı denilmektedir. Normal Bağlama ile arasında pek az fark vardır. Sapı normale göre daha kısadır.
13, - 15 perdesi vardır. Dip perdesi (Re) değil (Do) dur. 6 tellidir, nadir olarak 9 telli olur.

TANBURA
Bağlama' dan daha küçüktür. Divan Sazından bir oktav tizdir ve Divan Sazının Curası olarak bilinir. Bağlamadan ise dön ses tizdir. 3 grup halinde ikişerden 6 tel takılır, teller çeliktir. Onaya çift san teller takıldığı dönemler de olmuştur. Alt (Re) Ona (Sol), Üst (Do) seslerine akort edilir. Genellikle icracıların en çok kullandıkları sazdır.
Bağlamanın ve Tanbura nın küçüğüdür. 6 telli, seri ve oynak çalınması gereken melodiler için çok kullanışlı bir sazdır.

İKİ TELLİ SAZ
Anadolu nun en eski saz örneklerinden biridir. Cura bağlama büyüklüğündedir. İki teli vardır. Zamanında çok yaygınlık kazanmıştır. Çifte Telli oyunu bu sazla çalındığı için adını iki telliden almıştır.

BULGARİ
4 telli olduğu gibi 2 tellilerine de rastlanır. 16 perdeli Güneyde ve Kayseri yöresinde görülür. Cüra' ya yakındır. Eski Volga boylarında yerleşmiş, Bulgari isimli Türk boylarından bazıları Anadolu'ya geçerek Toros bölgesindeki yaylalara yerleşmişler ve ellerinden düşürmedikleri cura bağlamalarının bir benzeri olan bu sazın adı da onlardan gelmektedir.

IRIZVA
Üç tek telli 13 perdelidir. Cura bağlama büyüklüğünde, tekne kısmı yanlardan tabana doğru konik olarak iner, ark a kesitinden bir üçgeni andırır, parmak uçları ile çalınır.

KARA DÜZEN
Gaziantep dolaylarında halen bu adla kullanılmakta olup, ırızva' dan biraz büyükçedir. Karadüzen, tezene ile değil parmak uçları ile çalınmaktadır.

CURA
Bağlama ailesinin en küçük sazlarındandır. 7-16 perdesi, 3-6 teli bulunmaktadır. Genellikle 6 telli olduğu gibi, 3 tek telli olanları ve ayrıca altta iki ortada iki üstte ise tek telli olanlarına rastlanır, hatta iki telli olanlarına da rastlanmıştır.
08-06-2010 07:55
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
muminsarikaya Çevrimdışı
Administrator
*******

Mesajlar: 192
Katılma Tarihi: Jan 2010
Rep Puanı: 0
Mesaj: #2
RE: Bağlama Nedir
Anadolu'da yapilan arkeolojik kazilarda, Milattan önceki dönemlere ait Sümer, Hitit kabartmalarinda ve Yunan antik eserlerinde bu günkü baglamaya benzer sazlara rastlanilmistir. Ancak, bu konuda yakin tarihilebaglanti saglayansomut verilerin olmayisi, bu kalintilarin görünümden öteye degerlendirilmemesi sonucunu dogurmustur. Zirâ baglama formlu çalgilar(literatürlerde adlandirma genellikle " Laute "dir) hakkinda varolan en eski yazili bilgiler; genellikle Çin kaynaklarinda ve yaklasik M.S. 1. yüzyildan itibaren baslamaktadir. Bu nedenle arastirmacilarin çogunlugu tarafindan, büyük göçler sonrasi Asya'dan Anadolu'ya getirilen " Kopuz "un, baglama ve baglama formlu çalgilarin mensei oldugu görüsü temel alinmaktadir.Her ne kadar konunun inanç boyutu dogrultusunda Samanizm baglantisi ile bu görüs desteklense de, Anadolu gibi önemli bir kültür cografyasinda böylesine bir bosluk oldugunu ve bu boslugun tarihin çok ileri bir döneminde salt tasinma yoluyla doldugunu düsünmek akilci degildir. Kaldi ki; baglama formlu çalgilarda gelismislik, çesitlilik, çalim zenginligi, genis kullanim özellikleri vd. noktaBuradan hareketle, atesin ilk nerede ve kimin tarafindan bulundugunun bilinmesi kadar karmasik bu konuda, Asya ve Anadolu toplumlarinin çalgi yaratma ve kullanma kültürünün bir arada düsünülüp degerlendirilmesi daha dogru olacaktir. Tüm bunlar göz önüne alindiginda Anadolu'nun çok ileride oldugu açiktir.

Çalgilarin, buna bagli olarak kopuz (baglama) tipli çalgilarin çikis kaynagi, formu konusunda da farkli görüsler vardir. Bunlardan en belirgin olani; avlanma yayindaki kirisin titresimini degerlendiren insanoglunun bu bilgiyi gelistirerek (avlanma yayina su kabagi vb. maddelerden ses kutusu eklemesi, bu yapiyi daha sonra tek parça agaçtan yapmasi, ses tablosu fikri, tel sayisi artmasi, burgu, perde sistemi vb.) günümüz çalgilarina ulastigidir. Özellikle, kuzey Asya gibi dis etkilere önemli ölçüde kapali kalmis bölgeler ile, degisim ve gelisimlerden nispeten daha az etkilenmis orta ve güney Asya'daki çalgilar incelendiginde, bu görüsün dogru olma ihtimali agirlik kazanmaktadir. Zira; sazlarin hala prototiplerine yakin (kavisli sap, ilkel ses kutusu-ses tablosu, at kili, bagirsak tel vb.), çalim tarzlarinin çok eski karakterli oldugu rahatlikla görülmektedir.



Telli Sazlarin Dogusu

Asya ve Anadolu gelenek ve göreneklerinde derin izleri görülen, Islâmiyet'ten önceki inanç sistemi Samanizm'in temelinde kopuz kültürü yatmaktadir.


Telli sazlari el veya ok (yay) ile çalmak en eski geleneklerdendir. Bir çok sazin ve baglamanin prototipinin de ok veya el ile çalindigini tespit etmis bulunuyoruz.

Baglama dahil, bugünkü birçok yayli ve yaysiz sazin atasi kopuzun gelisimi, çok uzun bir süreçte olmustur. Kopuzdan türeyen Asya ve Anadolu kültürüne ait birçok sazin bünyesinde, morfolojik yapida, çalis tekniginde vd. hususlarda ortak özellikler oldugu görülmüstür.



Kopuz: Asya ve Anadolu kültüründe ortak bir deyimdir. Dis etkilere daha kapali olan Kuzey Asya kültüründe sazlarin adlarinda genellikle kopuz terimi ve onomatopeler (ses yansimalari ve bu yansimalardan dogan adlandirmalar) yan yana kullanilmaktadir. Güneye dogru inildikçe onomatopelerle birlikte Farsça tel sayisi söyleyerek adlandirma gelenegi ile karsilasilmistir. Dutar, setar vb. Bu gelenek Anadolu'da da vardir. Ancak, adlandirmalar hep Türkçe'dir. Ikitelli, üçtelli vb.

Tel unsuru ve telin nitelikleri sazlarda çok önemlidir. Arastirmalarimiz sirasinda telli sazlardaki ilk tel maddesinin at kili oldugu tespit edilmistir. Uzunca bir süre devam eden at kilindan sonra bagirsak tel de kullanilmaya baslanmis, daha sonra özellikle ipegin ulasabildigi yerlerde ipek teller de takilmistir. Telli sazlarda kullanilan en son madde ise; metal teldir. Ancak, at kili her dönemde vazgeçilmez olarak varildigini sürdürmüstür.

Metal tel, sazlara tini ve icra teknigi yönünden çesitli degisimler getirmistir. Bunlar arasinda; saz boylarinda meydana gelen büyümeler, agaç gögüs kullanimi ve el ile çalisin yaninda, sazlarin pena, mizrap ya da tezene denilen araçlarla da çalinmaya baslanmasi en önemlilerinden birkaçidir.

Asya saz kültüründe genellikle iki ya da üç telli sazlar görülmektedir. Bu çevrelerde üç veya daha fazla sayida telli sazlar görülmesine karsin, bu kültürün en orijinal olan karakteristik tipi iki tellidir.

Asya'da iki ve üç telli sazlarin büyük çogunlugu el ve yay ile çalinmakta olup, iki telliler daha çok alt tel birinci derece karar alinarak icra edilmektedir. Arastirmalarimiz sirasinda iki tellilerdeki bu anlayisin Anadolu'da da varoldugu ve üç telli kullanimda “ Baglama düzeni ”ne geçisin ayagini olusturdugunu tespit etmis bulunmaktayiz.

Kopuz terimi Anadolu'da yaklasik 17. yüzyildan itibaren yerini " Baglama " terimine birakmistir. Ancak, Anadolu'nun çok çesitli yöre adlarinda hala yasamaktadir. Kopuz teriminin terk edilmesinin altinda çok çesitli nedenler yatmaktadir. Bunlardan en önemlisi yaklasik 16. yüzyilda kopuz aleyhine baslayan karalamalardir. Bundan dolayi, binlerce yil öncesinden beri süregelen kopuzun adi ve kendisi kötülenmeye, terk edilmeye baslanmistir. Sehirlerde baslayan bu düsünce tarzi Anadolu'nun bir çok yerinde etkili olmus, müzigi kopuzun gelenegindeki gibi dinsel ve felsefi bir temele oturtan Alevi-Bektasi topluluklarinin disinda, çalgi çalmanin günah olduguna vardiracak kadar ileri giden ve günümüze kadar süregelen bir anlayisin yerlesmesine neden olmustur. Çalgisindan vazgeçmeyen Alevi-Bektasi topluluklari disinda kopuz (baglama) terk edilmeye ve yalnizca eglenceye dayali bir anlayisla çalinmaya baslanmistir. Anadolu'da kopuzdan sonra kullanilan terim genellikle " Saz " ya da " Baglama "dir.



[Bağlama] Anadolu kopuzunda (baglamada) mizrap kullanma fikri yaklasik 14. yüzyildan itibaren sazlara takilmaya baslanan metal tel gelisiminden sonra Osmanli Sarayi ve çevresinde olusmustur. Özellikle sesi az oldugu için fasillarda zorlanan sazlarin volümünü yükseltmek için olusan ve 17. yüzyildan itibaren oturmaya baslayan bu kavramin, Anadolu'ya geçisi de öncelikle Osmanli Saray kültürü etkisindeki Anadolu sehirlerinde baslamis, nihayet oradan da köylü halka ulasmistir. Gelenegini siki sikiya koruyan Anadolu köylüsünün mizrabi benimsemesi çok sonralari ve zor olmustur. Metal teli bulmakta da çok sikinti çeken fakir Anadolu halki, mizrap kullanimina bütünüyle hemen hemen Cumhuriyet döneminden sonra geçmistir. Ancak, Asik Veysel gibi el ile çaldigi halde mizraba kolayca geçenlerin yaninda...



Zakir Ismail mizrabi hiç bir zaman benimsememis ve yalnizca el ile çalmayi sürdüren ustalar da olmustur. Ramazan Güngör, Nesimi Çimen.


Mizrap (tezene) kavraminin olusmasindan sonra Anadolu sazinda ve müziginde çesitli degisiklikler meydana gelmistir. Mizrabin benimsenmesinden sonra sazlarin tel sayilari artmis, bütün teller metal ve ses tablosu (gögüs) agaçtan olmustur. " Mizrapli sazlar " diye bir siniflandirma meydana gelmis, hala el ile çalindigi halde kimi sazlar, bu siniflandirmanin içine dahil edilerek terminolojik bir yanlisliga da gidilmistir. Mizrap kavrami ile birlikte vurus kaliplari sekillenmeye baslamis, daha sonralari müzigin genel karakteri bu kaliplarin belirleyici güdümüne kilitlenmistir. Zamanla, el ile çalma tamamen terk edilmis ve baglamanin yalnizca mizrapli bir saz oldugu anlayisi yerlesmistir.

Baglamada Cumhuriyet Döneminden sonra önemli degisim ve gelisimler olmustur. Radyolarin ve müzik piyasasinin kurulmasiyla baglama üretimi sektöre dönüsmüs, bunun sonucunda da her türlü teknik ve malzeme kullanilmaya baslanmistir. Farkli özelliklerdeki bir çok yöre müzigini tek bir yapida birlestirmeyi amaçlayan radyo anlayisiyla, baglamaya degisik koma nispetlerinde perdeler baglanmis ve bu kullanim aliskanliga dönüsmüstür.

El ile baglama çalma gelenegi ve teknigi Anadolu'da Teke yöresi Yörük Türkmenleri basta olmak üzere, orta, güney ve dogu Anadolu'daki Alevi-Bektasi topluluklari ile, az da olsa Gaziantep Oguzeli yöresi Türkmenleri'nde hala yasatilmaktadir.

Bugün gelinen noktada; baglamanin ve baglamaya ait kültürün, rengin, çalis tarzlarinin ne oldugu, ne olmasi gerektigi gittikçe belirginlesmektedir. Bize göre basvurulmasi gereken öncelikli yer; bu kültürün gerçek sahibi ve tasiyicilari, birinci el kaynagi olan, Halk Ozanlari, Asiklar, Saz Sairleri, Mahalli Sanatkarlar, Dedeler, Zakirler vb. ile, bu olguyu bilen, çalismalarini bu temel üzerine kurmus kentli müzik adamlari ve akademisyenler olmalidir. Zaten bu dogal süreç bütün gerçekligi ile islemektedir.

Evrensellesme yolunda hizla ilerleyen baglamada, ulusal ortak zevkin ve tercihlerin olusmasinda önemli adimlar atilmaktadir. Ancak bu gelismenin tek düzelesme ve baglamanin yalnizca belli bir yönünü içine alarak olusma tehlikesi belirmistir. Gerçek entellektüellerin toplumu bu anlamda ileriye tasiyamamasi ve serbest piyasa üretimlerinde pazar kaygisi güdülmesi bunun temel etkenlerindendir. Unutulmamalidir ki; Anadolu kültürü ve bagli olarak müzigi bir bütündür ve bu bütünün ilerici nitelikli olan her degeri özenle korunmali, gelistirilmeli ve gelecege aktarilmalidir..
08-06-2010 07:56
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Konu Gönder 


Bu Sayfayı Paylaş
Facebook'a Ekle Google Ekle Yumile Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle Netspace Ekle Ask Ekle Clesto Ekle Digg Ekle Reddit Ekle Furl Ekle Del.icio.us Ekle Jeqq Ekle Spurl Ekle Technorati Ekle Newsvine Ekle Simpy Ekle BlinkList Ekle Shadows Ekle

Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Bağlama Resimleri muminsarikaya 0 1,976 08-06-2010 08:02
Son Mesaj: muminsarikaya
  Bağlama hakkında Pratik Öneriler: muminsarikaya 0 1,226 08-06-2010 07:54
Son Mesaj: muminsarikaya
  Bağlama nedir? Nasıl bir çalgıdır? muminsarikaya 0 1,720 08-06-2010 07:53
Son Mesaj: muminsarikaya
  Bağlama Nedir Özellikleri Nelerdir muminsarikaya 0 1,303 08-06-2010 07:53
Son Mesaj: muminsarikaya
  Baglama (Saz) muminsarikaya 0 857 08-06-2010 07:52
Son Mesaj: muminsarikaya
  Baglama & Saz Ailesi muminsarikaya 0 2,350 10-01-2010 04:47
Son Mesaj: muminsarikaya
  BAĞLAMA EGZERSİZLERİ muminsarikaya 0 2,166 10-01-2010 04:34
Son Mesaj: muminsarikaya

Bağlama Nedir konusu
Bağlama Nedir Konusunun Etiketleri Etiketler
Etiketler: Bağlama, Nedir,
Bağlama Nedir Konusunun Linki Direk Link
Bağlama Nedir Konusunun HTML Kodu HTML Link
Bağlama Nedir Konusu BBCode Linki BBCode Link
Bağlama Nedir Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Forum Atla:


Untitled-2
Müzik Dersleri Muzik Dersleri.Biz Müzik Dersleri

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280